phone +905345107156
email belarusdilkursu@gmail.com
   

Belarusun Başkenti Minsk 

Minsk Hakkında 

      Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Belarus (eski adıyla Beyaz Rusya) Rusya, Polonya, Litvanya, Letonya ve Ukrayna ile sınır komşusudur. 6 büyük şehirden oluşan ( Minsk, Gomel, Grodno, Mogilov, Vitebsk, Brest) ülkenin başkenti Minsk’tir. Nüfusu 10 Milyon civarında seyredip 2 milyonu başkent Minskte ikamet etmektedir. Hafta sonları  çevre ilçe ve köylerinden (Maladzyechna, Baranovichi, Slutsk, Zhodzina, Smalyavichy, Volozhin, Nesvizh vs.) başkent Minsk'e eğlence, alışveriş ve gezi amaçlı gelenlerle beraber bu rakam 2.5-3 milyonu bulmaktadır. Belarus'ta erkek ve kadın nüfusu dengede olup sanıldığı gibi halkın 3’te 2’si kadınlardan   meydana gelmemektedir. Bu kanı tamamı ile göz aldanmasından ibarettir. Nedeni ise kadın nüfusunun tüm iş alanlarında çalışıyor olmasıdır. Tramvay ve otobüs şoförleri, belediye temizlik işçileri, mağaza çalışanlarının çoğunluğu genellikle kadınlardır. Erkekler yoğun olarak kolluk kuvvetlerinde ve ağır fiziksel işlerde çalışmakta ki bu sektörlerde de çalışan kadınlara rastlamak olağandır. 

    2. Dünya savaşında Almanlar tarafından büyük tahribata uğrayan Belarus, 1945’lı yıllarda tekrar inşa edilmiştir. Resmi dili Belarusça  ve Rusça olmasına rağmen halkın 99%’u Rusça konuşmaktadır. Okullardaki eğitim de Rusça olup Belarusçayı ders olarak görmektedirler. Belarusçayı sadece hastane, postane gibi devlet kurumlarının tabelalarında yada ulaşım araçlarındaki anonslarda rastlanmak mümkündür (2014     dünya buz hokeyi şampiyonasından sonra metrolarda ingilizce anons da yapılmakta).  

    Coğrafyası düz bir ova şeklinde olup neredeyse hiçbir engebesi (dağ, tepe) olmayan yemyeşil, sulak sayısız nehirler ve göllere sahip güzide bir Avrupa ülkesidir (coğrafi olarak). 

   Sovyetler’den ayrılan ve Belarus’un sınır komşusu konumunda bulunan diğer eski Sovyet ülkeleri Avrupa Birliği üyesi iken Belarus’un şu an itibariyle birliğe girmesi söz konusu değildir. 

Halkın büyük bir bölümünde, sadece öğrenciyken dil eğitimi alan ve almış kişiler farklı yabancı dilleri bilmektedirler. İngilizce o kadar da yaygın bir ikinci dil değildir. Günlük hayatta konuşulan yegane dil Rusça’dır. Bu da yabancı uyrukluların Belarus’taki ilk zamanlarında doğal olarak zorluklarla karşılaşmasına neden olmakla beraber, Rusça eğitim almak isteyen öğrenciler açısından büyük bir avantajdır.  

 

Minsk ve eğitim 

      Belarus’ta 38 üniversite mevcut olup ülke okur yazar oranıyla (%99) dikkat çekmektedir. Tıp'tan ekonomiye mühendislik branşlarından hukuka kadar tüm fakülteleri bünyesinde barındırır. Ülkenin üniversitelerinin büyük bir bölümü başkent Minsk’te yer alır. Minsk tam anlamıyla Üniversiteler şehridir. Şehirde dolaşırken her an bir Üniversite, enstitü ve öğrencilerin konakladığı yurtlar karşınıza çıkabilir. Bunun sebebi ise Sovyetler birliği zamanında üye olan ülkelere görev dağılımı yapılırken, Minske Sovyetler birliğinin eğitim merkezi olma görevini vermeleridir.      

 

Minsk ve şehircilik   

         Minsk aynı zamanda yemyeşil bir başkenttir. Parklar, bahçeler, göller, nehirler, şehir tamamen halkının konforu için düzenlenmiş, insanların boş vakitlerini geçirmeleri için uygun hale getirilmiştir.(göl kenarlarında sabit mangallar, masalar, bio tuvaletler vs.).  Şehir insanlar haricinde bir çok kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Sokaklarda parklarda başı boş kedi ve köpek görmek neredeyse imkansızdır. Halk evcil hayvan düşkünü olup değişik kedi ve köpek türlerini evlerinde beslemektedir. Şehrin güvenliği en üst düzeydedir. Herhangi bir suçun işlendiğine ne tanık olabilirsiniz ne de haberlerde görüp işitebilirsiniz. Günün 24 saati sokaklarda arzu ettiğiniz şekilde güven içerisinde dolaşabilirsiniz. Bunun en büyük etkeni ağır ceza yaptırımları, sivil ve üniformalı kolluk kuvvetlerinin çoğunluğu ve de halkın bu konuda duyarlılığıdır. 
   Marketlerin geneli akşam 22:00 veya 23:00’de kapanır ve saat 23:00’de ülkede alkol satış yasağı başlar. Bu saatten sonra sadece içki ruhsatı olan kulüp, casino ve restoran gibi işletmelerde içki satışı mümkündür. 24 saat açık marketler mevcut fakat sayılar azdır. 
  Trafik sorunu diye bir kavramın bilinmediği bu yerde yolların genişliği ve trafik düzeni şaşılacak düzeydedir. Trafik kazası, korna ve ani fren sesi duymak mümkün olmayıp trafikte duyabileceğiniz tek ses ambülans sirenleridir. Trafik düzeninde tamamen yayaların önceliği esas alınmıştır. Küresel ısınma bu ülkede de etkisini göstermiş ve kış ayları eskisi gibi çok soğuk ve çetin yaşanmamaktadır. Bahar ve yaz ayları oldukça güneşli olup bunaltıcı sıcaklar pek hissedilmemektedir. Bu aylarda akşamları ara sıra rüzgar ve yağmur da görülmektedir. 
   Yılın her günü şebekeden 24 saat sıcak su hizmeti sağlanmaktadır (her yıl 15 gün bakım için sıcak su kesilir). Tüm lavabolarda biri soğuk biri sıcak olmak üzere iki musluk bulunur. Tuvaletlerde taharet musluğu tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Belarus'ta da  bulunmamaktadır. 
   Olası sağlık sorunlarında bir telefonla ambülans ve doktor evinize kadar gelip sizi muayene edip gerekli görürse hastaneye götürmekle görevlidir. Tüm bu sağlık hizmetleri ve hastaneler tamamı ile Belarus vatandaşlarına ücretsizdir. Belarus’a girişte zorunlu yaptırılan kaza sigortası bu hizmetlerden ücretsiz faydalanmayı kapsamaktadır. Şehrin ulaşım araçlarının konforuna hızına şapka çıkartmamak mümkün değildir. Metro tramvay otobüs traleybüs sabah 05:00 ile gece 01:00 arası hiç aksamasız çalışmakta olup duraklarda bekleme sıkıntıları çekmeden şehrin en uzak bir ucundan diğer bir ucuna sadece 20-25 dakikada gibi bir sürede ulaşabilirsiniz. Ulaşım ücretleri ise inanılmaz derecede ucuzdur (0.37 USD). Ticari taksi fiyatları sanıldığı kadar ucuz değildir ama Türkiye’den çok daha düşük olduğu söylenebilir. Şehirler arası tren ve otobüslerle başka şehir ve ülkelere gitmek de çok ucuza mal olmaktadır. 
   Göze çarpan diğer unsurlar Türkiye’de ve başka ülkelerde pek sık göremeyeceğiniz lüks araba modelleridir. Avrupa ve Türkiye’de imrenerek baktığımız 4x4 arazi araçları, Alman, Amerikan ve Japon spor arabalarını burada neredeyse %60 fiyatına vergisiz almak mümkündür. Üstelik benzin de çok ucuzdur (0.84 USD). 
   Her köşe başında kumarhane yer almaktadır. Disko ve gece kulüpleri gençlerin eğlence maksatlı gittikleri yerlerin başında gelir. Bu tip mekanlara giriş ücretleri 5-10 USD arası olup giriş fiyatlarına içecekler dahil değildir. 

 Başkentteki restoran ve kafe sayısı da oldukça fazladır. Gençler ve yabancılar dışarıda yemek yiyecekleri zaman en çok Amerikan hamburger restoranlarını tercih etmektedir. Birkaç tane Türk lokantası başkentte mevcuttur. 
    Bunun haricinde heykeller müzeler sanat galerileri kütüphaneler sinema tiyatro ve opera salonları görülmeye değer yerler arasında yer almakta. Minsk kültürel açıdan da birçok dünya şehrini gerilerde bırakmıştır. 
   Minsk’te yaşayan yabancı uyrukluların çoğu eğitime gelen öğrencilerdir. Ülkede oturma izni ile ikamet eden yabancı uyruklu vatandaşların sayısı 170.000 civarındadır(11.04.2015). Ülkenin diğer şehirlerinde de bu artışlar gözlenmektedir. Minsk şehrine gelmek isteyen yabancılara davetiye çıkarmak zor olduğu için yabancılar (Arap, İran, Afrika, Asya vs..) nüfusun daha az olduğu yerleşim yerlerinde (brest,baranoviçi,saligorsk, vitebsk...gibi)  ikamet etmektedirler. 

 
Coğrafi ve ticari konumu 

 
  Belarus Rusya ve Avrupa Ülkeleri arasında tampon bir ülke konumundadır. Rusya ile arasında ticari anlaşmalar sağlandığından ülkede satılan ürünlerin tamamına yakını Rusya’dan (vergisiz) gelmektedir. Ülkede enflasyon gözle görülür artıştadır. En ucuz malların başında içki ve sigara gelmektedir. En pahalı Amerikan sigaraları 1.5 USD’ın altındadır. Yerel votkalar (50 cl.) 4 USD’dan, yerel biralar (50cl.) 0.8 USD’dan başlamaktadır. Meyve ve sebzeler farklı dünya ülkelerinden ithal edilmekte olduğundan Türkiye’de alıştığımız fiyatların biraz daha üzerindedir (özellikle kışın etkisini gösterdiği aylarda). 
   Tekstil ürünlerinin takdir edildiği gibi büyük çoğunluğu Türk malıdır.. Bizdeki ve Avrupa’nın diğer ülkelerindeki gibi marka çeşitliliği burada mevcuttur. Fakat halkın marka tutkunluğu sanılanın aksine pek yok. Herkes ihtiyacına göre ve yakışanı giymeyi tercih ediyor. İmitasyon ürünler çoğunluktadır. Türk öğrenciler giyim alışverişlerini Türkiye’den yapmaktadırlar. 

İnsanların memnuniyeti üzerine kurulu olan ülkede ‘keşke burada doğsaydım’ dediğiniz anlar sık sık olmaktadır. Halkın bilinçliliği, kültürel faliyetliliği, şehirin düzeni ve alt yapısı az ekonomik bütçeyle stressiz ve kaliteli yaşam standartları gerçekten örnek alınmayı hak ediyor.